Yayınlar

Kanatlı Hayvan ve Kırmızı Et Tesislerinde İş Güvenliği

Kanatlı Hayvan ve Kırmızı Et Tesisleri Et ürünleri üretim tesisleri, büyükbaş, küçükbaş veya kanatlı hayvanların kesiminin yapılarak et ürünlerine dönüştürüldüğü tesislerdir. Et ürünleri üretim tesisleri, mezbaha, soğuk hava deposu, parçalama tesisi, mamul madde üretim üniteleri ve benzerlerini bir arada bulunduran tesislerdir. Et ürünleri üretim tesisleri bünyesinde aşağıdaki üniteler yer alabilmektedir:

  • Hayvan kesim ünitesi
  • Soğuk hava deposu
  • Et ürünleri ileri işlem
  • Rendering ünitesi
Türkiye’de kırmızı et ve kanatlı hayvan üretimi yıllara göre artış gösteren bir sektördür. Yıllık kırmızı et üretimi yaklaşık 1 milyon ton iken, kanatlı hayvan üretimi ise 1,7 milyon tonun üzerindedir. Kırmızı et ve kanatlı hayvan işleme tesisleri Türkiye’deki talebi karşılamak üzere üretim kapasitelerini artırarak sektörde yerlerini almaya devam etmektedirler. Büyüme potansiyeli günden güne artan kırmızı et ve kanatlı hayvan işleme tesislerinde iş sağlığı ve güvenliği şartları da büyüyen ekonominin yanında göz önünde bulundurulması gereken bir husustur. İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin Tehlike Sınıfları Tebliği’nde kırmızı et ve kanatlı hayvan işleme tesislerinin NACE kodları incelendiğinde bu tesislerin “tehlikeli” kategoride olduğu görülmektedir.

Kanatlı Hayvan ve Kırmızı Et Tesislerinde Çalışma Ortamı

Gürültü

Gürültü: Genel olarak, istenmeyen ve kulağa hoş gelmeyen, rahatsız edici sesler olarak tanımlanır. Endüstrideki gürültü ise, işyerlerinde çalışanların üzerinde fizyolojik ve psikolojik etkiler bırakan ve iş verimini olumsuz yönde etkileyen sesler olarak tanımlanabilir. Gürültü et endüstrisinde çalışanlar açısından en sık görülen tehlikelerden birisidir. Örneğin:
  • Ağıllarda bekleyen canlı hayvanlar,
  • Kesimhanedeki hayvan sesleri,
  • Elektrikli el aletleri( testere )
  • Kuter,
  • Metal kancalar,
  • Basınçlı hava,
  • Vakumlu paketleme makinesi
gibi başlıklar et sektöründeki gürültü kaynaklarının bazılarını ifade etmektedir. Basit bir ifadeyle belirtecek olursak, eğer çalışanlar birbirlerini 1 metrelik mesafeden duymakta güçlük çekiyorlar ise, orada gürültü seviyesiyle ilgili bir problem mevcuttur denilebilir.

Gürültü ve İşitme Kaybı

80 dB üzerinde bir gürültüye birkaç dakika maruz kaldığınızda iç kulaktaki sinir uçları geçici olarak hissizleşir ve işitme hassasiyeti kaybolur. Gürültülü bu ortamdan uzaklaştıktan birkaç saat sonrasında ise sinir uçları eski haline gelir ve normal şekilde işitmeye devam edilir. Bu seviyede bir gürültüye uzun süre maruz kalındığı takdirde geçici olarak yaşanan işitme kaybı kalıcı olmaya başlar. Bir defa kalıcı işitme kaybı yaşandığında tekrar eski hale gelmek mümkün değildir. Sağlıklı bir insan kulağı, 20 mikropascal ile 200 pascal arasında bulunan ses şiddetlerine duyarlıdır. Kulak bu geniş aralıkta rahatça duyabilir.
  • 20 mikropascal şiddetindeki sese işitme eşiği,
  • 200 pascal şiddetindeki sese de ağrı eşiği Pratikte/uygulamada gürültü (ses) ölçü birimi desibel’dir. Desibel bir fizik terimi olup, logaritmik bir ifadedir.
Ses alanındaki bu ifade dB=10log K/K0 olarak bilinir. K0: Sağlıklı bir kulağın işitme eşiği olan 20 μPadır. K : Ölçülen ses basınç değeridir. Logaritmik ifadeden; 20 μPa    0dB’e; 200 pascal da 140 dB’e eşdeğer gelir. Bu nedenle;0 dB’e işitme eşiği, 140 dB’e de ağrı eşiği denir. İşitme kaybı dereceleri:
  • 0 – 15 dB – Normal işitme
  • 16 – 40 dB – Çok hafif derecede işitme kaybı
  • 41 – 55 dB – Hafif derecede işitme kaybı
  • 56 – 70 dB – Orta derecede işitme kaybı
  • 71 – 90 dB – İleri derecede işitme kaybı
  • 91 dB ve üstü – Çok ileri derecede işitme kaybı
Gürültüden etkilenme süresi oldukça önemli bir faktördür. Gürültüden etkilenme, kişiden kişiye çok farklı sonuçlar gösterir. İç kulağın fonksiyonel bakımdan durumu, kişinin sağlık geçmişi ve kişilerin duyarlılığı önemli faktörlerdir. Ancak, işitme kaybının tespitinde bu faktörler dikkate alınmaz. Gürültüden etkilenmede yaş da önemli bir faktördür. Özellikle işitme kaybının tespiti için yaşın dikkate alınması gerekir. Kulaktaki sinir uçlarının hasar görmesi sonucu görülen bir takım semptomlar şu şekildedir:
  • Çevredeki insanların söylediklerini anlamada zorluklar başlar. Çünkü hasar ilk olarak kulaktaki hassas kısımda başlar.
  • Etraftan gelen sesleri ayırt etmede zorluklar yaşanmaya başlar.
  • Hasarlı sinirler kulak çınlamasına sebep olur ki bu çınlama o kadar kuvvetlidir ki kişiyi uyku- dan dahi kaldırabilir.
  • Konsantrasyon, dikkat ve reaksiyon kapasitesi zayıflar.
28.07.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan “Çalışanların Gürültü ile İlgili Risklerden Korunmalarına Dair Yönetmelik” Maddesinde, işverene risklerin kaynağında kontrol edilmesi ve teknik gelişmeleri dikkate alarak risklerin kaynağında yok edilmesi veya en aza indirilmesi noktasında kesin bir sorumluluk verilmektedir. İlgili yönetmelik işyerlerinde uyulması gereken “Maruziyet Eylem Değerleri ve Maruziyet Sınır Değerlerini” açıkça tanımlamıştır. Buna göre;
  • En düşük maruziyet eylem değerleri: Günlük (8 saatlik) ortalama gürültü düzeyi 80 dB ve bir kerelik en yüksek maruziyet değeri 135 dB olarak belirlenmiştir.
İşyerlerinde en düşük maruziyet eylem değeri aşıldığı takdirde, detaylı bir risk değerlendirmesi yapılmalı, önlemler alınmalı ve çalışanlara kulak koruyucu donanım dağıtılarak kullanıma hazır bulundurulmalıdır.
  • En yüksek maruziyet eylem değerleri: Günlük(8 saatlik) ortalama gürültü düzeyi 85 dB ve bir kerelik en yüksek maruziyet değeri 137 dB olarak belirlenmiştir.
İşyerlerinde en yüksek maruziyet eylem değerleri aşıldığı takdirde, işveren gürültü düzeyini mümkün olan en alt düzeye çekmek için kulak koruyucular hariç diğer yöntemlerle gereken önlemleri almalıdır. Diğer yöntemleri kullanarak gürültü seviyesini alt düzeye çekmek mümkün değilse ilgili bölge içeride yüksek gürültü olduğuna dair uyarı levhalarıyla işaretlenmeli ve ilgili bölümde çalışan tüm personele kulak koruyucu donanımlar temin edilmelidir. Bu kulak koruyu- cuların etkin kullanımı sağlanmalı, teşvik edilmeli ve denetimi gerçekleştirilmelidir.
  • Maruziyet sınır değerleri: Günlük (8 saatlik) ortalama gürültü düzeyi 87 dB ve bir kerelik en yüksek maruziyet değeri 137 dB olarak belirlenmiştir.
Haftalık gürültü maruziyet düzeyi: Günlük gürültü maruziyetinin günden güne belirgin şekilde farklılık gösterdiğinin kesin olarak tespit edildiği işlerde, maruziyet sınır değerleri ile maruziyet eylem değerlerinin uygulanmasında günlük gürültü maruziyet düzeyi yerine, haftalık gürültü maruziyet düzeyi kullanılabilir. Bu işlerde; yeterli ölçümle tespit edilen haftalık gürültü maruziyet düzeyi, 87 dB(A) maruziyet sınır değerini aşamaz.

Gürültüden Korunma Yolları

Gürültüyü kontrol altına almak için öncelikle ikame yoluna gidilerek gürültüsüz ya da daha az gürültü yayan makine, ekipman ve prosesler tercih edilmelidir. Bunun uygulanamadığı durumlarda gürültüyü kontrol altına alabilmek için gereken teknik yöntemler üç başlık altında toplanabilir:
Gürültüyü Kaynağında Önleme
Gürültüyü önlemede ilk etapta yapılması gereken kaynağında müdahale etmektir. Yeni sistemler kurulurken daha az gürültülü makine ve sistemler tercih edilmelidir. Çoğu zaman mevcut makineler yeni düzenlemelerle daha az gürültülü hale getirilebilir. Örneğin metal çark ve zincirler plastikleriyle değiştirilebilir. Makine ve ekipmanların periyodik kontrollerinin zamanında yapılması da bir diğer kaynakta müdahale yöntemidir.
Gürültü Kaynağı ile Çalışan Arasında Önlem
Gürültülü çalışan makineler çoğunlukla tecrit edilebilir veya kapalı bir bölüme alınabilir. Kapalı alana alınması halinde dahi o kısımda çalışacak olan için risk teşkil eder, ancak maruziyete uğrayacak çalışan sayısı azaltılmış olunur. Çoğunlukla sesler doğrudan kaynağından çıkıp kulağı etkilemez. Bu yüzden sesin geçebileceği ve yansıyabileceği duvar, tavan, taban gibi yerleri ses emici malzeme ile kaplamak toplam ses seviyesinde önemli oranda azalma sağlayacaktır. Örneğin, et endüstrisinde kullanılan Kuter farklı gürültü seviyelerine sahiptir. Özellikle çalışırken bu gürültü seviyesi çoğu zaman 90 dB2’nin üstüne çıkmaktadır. Yeni üretilen Kuter’lerde akustik izolasyon kapağı mevcut olmasına rağmen gıda hijyeni ile ilgili bazı gerekliliklerden ötürü eski Kuter’lere izolasyon kapağı eklemek zorlaşmaktadır.
Kişisel Önlemler
Mühendislik önlemleri ve ses izolasyonu gibi teknik veya organizasyonel önlemlerin uygulanamadığı ya da yetersiz kaldığı durumlarda son olarak başvurulması gereken yöntem kulak koruyucu donanım kullanarak maruziyetin engellenmesi veya azaltılmasıdır. Doğru bir şekilde kullanıldıklarında kulaklık ve kulak tıkaçları gürültünün kulağa ulaşmasında önemli seviyede azaltıcı etki yapmaktadır. Yalnız burada dikkat edilmesi gereken husus kulak koruyucuların gürültülü ortama girmeden takılıp, gürültülü ortam terk edildikten sonra çıkarılması gerektiği, ayrıca temiz ve bakımlı tutulmasıdır.

Et Endüstrisinde Gürültülü Bölge ve Makinalar

Et endüstrisi genelinde yüksek gürültü seviyesine sahip bir takım prosesler yer almaktadır. İş- yerleri büyüklüğü, binanın malzemesi, iş akışı ve iş yoğunluğu gibi unsurlar gürültü değerlerinde farklılığa sebep olabilmektedir. Aşağıdaki listede belirtilen değerler ilgili bölümlere yönelik olarak fikir vermesi açısından hazırlanmıştır. İşletme özelinde yapılacak ölçümler sonucu elde edilecek değerler değişkenlik gösterebilir. Tablo 1: Et Endüstrisinde Gürültü Bölgeler ve Gürültü Düzeyleri*
Canlı kabul bölümü(kanatlı hayvan) 86dB – 90dB
Padoklar 80dB-110dB
Askılama bölümü 85dB
Kesim alanı(cellatlar) 94dB-99dB
Tüy yolma 93 dB
Kasa yıkama 86dB
İç çıkarma 88dB
Kıyma makinesi 91dB
İleri işlem 83dB-90dB
Paketleme-poşetleme 85dB
Sevkiyat 81dB
Depo 81dB
Rendering 83dB-88dB
Soğutucular 82dB-92dB
Soğuk depo 70-90dB
Elektrikli dairesel testere 100 dB
* Saha ziyaretleri gerçekleştirilen firmalardan alınan gürültü ölçüm sonuçlarından derlenmiştir.
 

Kanatlı Hayvan ve Kırmızı Et Tesislerinde Düzen ve Temizlik

Et endüstrisinde, düzen ve temizlik eksikliğinden kaynaklanabilecek kayma, takılma ve düşme riskleri işyerinde yaşanabilecek yaralanmaların önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Elle taşıma işleri (itme-çekme, kaldırma, taşıma vb.) ile kayma, takılma ve düşme sonucu yaşanan yaralanmalar arasında çok yakın bir ilişki vardır. Bu ilişkinin sebebi de zemindeki sıvı, yağ birikintileri veya kaymaya ve zeminde dengede durmaya engel olacak atıklar olabilir. Genel olarak kayma, takılma ve düşme vakalarının düzen ve temizlikle ilişkilendirilmesinde 4 temel etmen göze çarpmaktadır. Bunlar:
  • Zeminin yapısı
  • İş ayakkabısının özellikleri
  • Temizlik ve bakım işlerinin niteliği ve sıklığı
  • İnsan davranışları

Temizlik

Genel olarak büyük işletmelerde üretim alanının temizliği temizlik vardiyasında gerçekleştirilmektedir. Bu vardiyadan sorumlu personelin tercihen özel ve eğitimli olması uygundur. Küçük ölçekli işletmelerde ise genellikle temizlik üretim bitiminde üretimi gerçekleştiren personel tarafından yapılmaktadır.

Kayma, takılma ve düşmeden kaçınmak için;

  • Zeminler kaymaz malzemeden yapılmış ya da kaymaz malzeme ile kaplanmış olmalıdır.
  • Uygun kişisel koruyucu donanımlar kullanılarak ve iş ayakkabıları/botlar temizlenerek, zamanında değiştirilerek, yaşanabilecek kazaların önüne geçilebilir.
  • Zemin düzenli olarak temizlenmelidir. Zeminlerin temizliği özellikle işletme içi trafiğin daha yoğun olduğu alanlarda önem kazanmaktadır. Zeminlerin temizlenmesi işlemi en işlek saatlerin dışında yapılmaya çalışılmalıdır. Kullanılan temizlik malzemesi yüzeyden iyice durulanmalıdır. Ayrıca zemin tam kurumamış ise diğer çalışanları uyarmak için gerekli işaret levhaları yerleştirilmelidir.
  • İşleri biten kablolar, hortumlar ve diğer şeyleri zeminden kaldırılmalıdır
  • Çalışma ortamını, engellerden, tıkanıklıklardan ve bariyerlerden koruyarak ve ferah, temiz ve gereksiz malzemelerden arındırılmış bir çalışma alanı sağlanmalıdır.
  • Çalışma ortamında koşulmamalı ve tehlikeli davranışlarda bulunulmamalıdır.
  • Merdiven korkulukları ve basamakları güçlendirilmelidir.

Kimyasal maruziyetinden kaçınmak için;

  • Islak ve kaygan zeminin yanı sıra kimyasal sıçraması ihtimali olan yerlere de gerekli uyarı levhalarını yerleştirilmelidir.
  • Kimyasal sızıntılara müdahale edecek ekip acil durum ekiplerinden ayrı olarak belirlenmeli ve eğitimleri
  • Kullanılan kimyasalların niteliğine uygun yangın tüpleri temin edilmeli ve kolay erişilebilir durumda olmalıdır. (Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik)
  • Olası karışıklıkları önlemek için gıdaların konulduğu kaplara kimyasallar konulmamalıdır, kimyasallar kendi özel kaplarında ve etiketlenmiş olarak bulunmalıdır.
  • Etiketsiz kimyasal madde kullanılmamalıdır.
  • Kimyasal sıçraması durumunda vücut ve göz duşları ile hemen sıçrayan yer kimyasaldan arındırılmalıdır.
  • Gaz fazında bir kimyasal sızıntısı yaşandığında personele kişisel koruyucu donanım verilmelidir, çalışanlar hemen oradan uzaklaştırılmalı, acil durum prosedürleri uygulanmalıdır. Kimyasal ortamdan uzaklaştırılmadan çalışanların oraya girmesi
  • Kimyasal soluma sonucu bayılan çalışana diğer çalışanların kolonya koklatarak müdahale etmeleri engellenmelidir.
  • Tüm kimyasal maddelerin Türkçe olarak hazırlanmış malzeme güvenlik bilgi formları bulunmalıdır.

Haşere ile mücadele

  • Etkili hijyen uygulamaları yapılmalıdır.
  • Fabrika çevresindeki bahçenin bakımı düzenli olarak yapılmalıdır.
  • İşletmenin yalıtımı iyi yapılmalıdır. Pencereler ve diğer açıklıklarda kir şeylerin birikimini önleyecek şekilde önlemler alınmalıdır.
  • Fabrika çevresinde kirli atık bulundurulmamalıdır ve haşere üremesine sebebiyet verecek her şey fabrika çevresinden uzaklaştırılmalıdır.
  • Özellikle küçük işletmelerde en yaygın olarak kullanılan yöntem insektisit(böcek ilacı) olarak adlandırılan kimyasal preparatların kullanımıdır. Bu yöntemin kapalı alanlarda kullanımı gerek gıda güvenliği gerekse çalışanların sağlığı açısından tehlike oluşturmaktadır.
  • Sinek öldürücü cihazlar ve feromon tuzakları doğru şekilde konumlandırılmalı ve bunlar işlevsel olmalıdır.

Güvenli Bıçak Kullanımı

Bıçak Seçiminde Dikkat Edilecek Hususlar

  • Bıçakta kullanılan çeliğin türü,
  • Bıçağın kalınlığı
  • Bıçak ve sapının uzunluğu
  • Bıçağın şekli,
  • Kavrama kısmının şekli ve yüzey malzemesi
Genel olarak daha geniş kesme kısımlı ve daha ağır bıçaklar kesimhane faaliyetleri için tercih edilmektedir. Çoğu bıçağın uzunluğu 125mm-175 mm olarak değişmektedir.(keskin kısımları)

Bıçak/Kesici Aparat Kullanımında Oluşabilecek Riskler ve Kontrol Önlemleri

Et endüstrisinde bıçak kullanımından kaynaklanan yaralanmalar yaygın olarak görülen iş kazası türlerindendir. Uygun ekipman seçimi, kişisel koruyucuların kullanımı, eğitim ve denetim faaliyetlerinin uygulanması bıçak kullanımından kaynaklanabilecek yaralanmaları en az seviyeye çekmek için alınabilecek başlıca önlemlerdir. İşlemi gerçekleştirmek için bıçak kullanılacak her işlem potansiyel olarak kaza yaşanabilecek bir adımı içerir ve riskin kontrol altına alınması gerekmektedir. Proses ve ekipman çeşitliliğine bağlı olarak risk altında olan vücut bölümleri değişkenlik gösterebilir. Et endüstrisinde faaliyet gösteren tesislerin her bölümü ve her operasyonu için risk faktörlerini tanımlamak ve kontrol önlemlerini belirlemek olası değildir. Ancak sektöre yönelik bıçak kullanımından doğabilecek riskler ve kontrol önlemleri şu şekilde ifade edilebilir:

Bıçakla çalışırken karşılaşılan risk faktörleri

  • Sürekli kavrama(uzun süre kasılı kas), bileği bükme, döndürme, sınırlı alanda hareket, omuz kasları üzerinde sürekli baskı sonucu ergonomik rahatsızlıklar
  • Bıçak kavrama kısmının ergonomik uygunsuzluğu sonucu oluşabilecek rahatsızlıklar
  • Keskin olmayan bıçak kısmından dolayı iş gücünün etkin kullanılamaması sonucu oluşan rahatsızlıklar
  • Kınında olmayan bıçakların taşınması ve ortada bırakılması sonucu oluşan kazalar
  • Düşen bıçaklardan kaynaklanabilecek kesikler
  • Kalabalık ve dar çalışma alanından dolayı oluşabilecek kazalar, yaralanmalar
  • Etin kaygan yüzeyinde işlem yapılırken oluşabilecek kesik ve yaralanmalar
  • Koruyucusu olmayan elle etin kavranması sonucu oluşabilecek yaralanmalar
  • Aşırı kuvvet gerektiren işlerde oluşabilecek rahatsızlıklar
  • Tekrarlı hareketlerden dolayı kaza ve yaralanmalar
  • Çalışma hızından dolayı yaralanma ve kazalar
  • Yetersiz aydınlatma sonucu görme kayıpları ve iş kazası meydana gelme riski
  • Termal şartlardan kaynaklı rahatsızlıklar
Bıçak kullanımına yönelik dikkat edilmesi gerek hususlar aşağıda maddeler halinde belirtilmiştir. Ancak unutulmamalıdır ki her işletme özelinde bıçak kullanımından doğabilecek spesifik riskler ayrı olarak da değerlendirilmelidir.

Bıçak kullanımı için kontrol önlemleri:

  • Asla kör (keskin olmayan) bıçak kullanılmamalıdır.
  • Çalışanın kendi bıçağının hangisi olduğunu bilmesi ve keskinliğini göz ardı etmemesi gerekmektedir.
  • Doğru bileme metodu kullanılmalıdır ve bileme ekipmanının kullanma yöntemi
  • Farklı el büyüklüklerine göre ve gereken kavrama düzeyine uygun saplı bıçak temin edilmelidir (çalışana özgü bıçaklar).
  • İş bitirildiğinde bıçak kınına, sterilizör veya belirlenmiş bıçak koyma yerine bırakılmalıdır.
  • Çalışma alanı her zaman düzenli ve kuru bırakılmalıdır.
  • Koruyucu eldiven, önlük ekipmanlar kullanılmalıdır.
  • Yere düşen bir bıçak yakalanmaya çalışılmamalıdır.
  • Kaymayan tabanlı ve yeterli sertlikte olan ayakkabılar Çünkü elde bıçak varken yaşanabilecek bir takılma, kayma, düşme olayı sonucu ölümcül bir kaza meydana gelebilir.
  • Mümkün olduğunca bıçakla çalışmalarda bıçak vücuttan ileriye doğru hareket ettirilerek çalışılmalıdır. Parmak, el veya vücudun koruyucusuz herhangi bir bölgesine doğru bıçak çekilerek çalışılmamalıdır.
  • Koruyucusu olmadığı müddetçe, çalışanlar elinde bıçakla çalışma yerinden başka yere gitmemelidir.
  • Derin yırtık ve kesik olan bıçak yaralanmaları tehlikeli Ancak küçük/hasarsız bıçak yaralanmalarına karşı ilk yardım eğitimi alınmalıdır.
  • Et veya başka herhangi bir şey, bıçak yardımıyla kaldırılmaya çalışılmamalıdır.

İşletme İçi Trafik/Nakliye

Et endüstrisinde işyeri içerisinde kullanılan araçlar:
  • Forklift
  • Et taşıma arabaları, transpaletler, sosis askılı taşıma arabaları
  • Canlı hayvan taşıyan büyük araçlar
  • Şirket araçları, nakliye araçları (hayvan taşıma araçları, kamyonet )
  • Personel araçları, şirket arabaları ve diğerleri

İşletme İçi Araç Kullanımının İş Sağlığı ve Güvenliği Üzerindeki Etkileri

Araçlar konusunda işyeri içerisinde ölüm veya ciddi yaralanma içeren birçok risk bulunmaktadır. Bu risklerin, tehlikelerin sıralandığı ve alınması gereken kontrol önlemlerini içeren tablo aşağıda verilmiştir: Tablo 2: İşletme İçi Araç Kullanımına İlişkin Tehlikeler, Riskler ve Kontrol Önlemleri
Tehlike              Risk                                                                      Önlem
              Belirgin olmayan Yaya/Araç Yolu       Belirgin olmayan yollar sonucu araçlar arası çarpışma veya araçların yayalara çarpması sonucu oluşabilecek kazalar ƒ                  Yaya geçiş noktaları, tek yönlü sistemler gibi trafik rotaları planlanmalı- dır. ƒ                  Araçların ve yayaların güvenli geçişini sağlayacak şekilde yollar birbi- rinden mümkünse işaretleme yerine fiziksel bariyerler ile ayrılmalıdır. Yaya yolu ve araç yolunun tam olarak ayrılamadığı bölümlerde, kesişen kısımlar uyarı ve işaretlemelerle ayrılmalıdır. ƒ                  Gereken yerlerde yaya ve araçları ayırıcı kapılar bulunmalıdır. ƒ                  Geçiş güzergâhlarında gerekli işaretlemeler bulunmalıdır. Örneğin; yön göstericiler, hız sınırı, giriş yok işareti ve kör noktalara ayna montajı vs. ƒ                  Özel araçlar için belirlenmiş park alanları bulundurulmalıdır. ƒ                  Yükleme alanlarına giriş sadece ilgili personel için olmalıdır ve belirgin elbiseler giymelidirler. ƒ                  Sevkiyat zamanlamalarının uygun olması için (örneğin vardiya değişimi- ne denk gelmemesi) bir planlama yapılmalıdır.
        Araçların Geri Gitmesi         Çarpma sonucu yaralanma ƒ                  Araçların geri gitmelerini azaltmak için işletme içi ulaşımda mümkünse tek yön sistemi kurulması faydalıdır. ƒ                  Araçlar yeterli donanıma sahip olmalıdır (aynalar, geri vites kameraları ve sesli geri vites sistemleri vs.) ƒ                  Gereken durumlarda işaretçi kullanılarak araçların geri gitmesi daha güvenli hale getirilebilir. ƒ                  Eğer bir işaretçi kullanılacaksa geri gidilecek alana hâkim olması ve ma- nevra yapılırken doğru talimatlar vermesi ve eğitimli olması gerekmek- tedir. Hangi işaretlerin kullanılacağı konusunda hem işaretçinin hem de sürücünün bilgilendirilmesi gerekir.
        Araçtan Düşme       Araçtan düşme sonucu yaralanma ƒ                  Forklift araçlarının üzerine insan alınması önlenmelidir. Gereken du- rumlar için ise güvenli erişimi sağlayacak merdiven bulundurulmalıdır. Kullanılan araçlarda kafes takılı olmalıdır. ƒ                  Tüm araçlarda kabinler kaymaz merdivenler ve tutacaklar gibi iyi tasar- lanmış düzenekler bulunması gerekir. ƒ                  Büyük araçların üstüne çıkmak gerektiğinde oluşturulacak sabit bir platformla bu ulaşım sağlanmalıdır. Araçlardaki yüksekte çalışma içeren işlerde emniyet kemeri kullanımı teşvik edilmelidir.
    Yetersiz Aydınlatma Yetersiz aydınlatma sonucu oluşabilecek kazalar   ƒ     Seyyar ekipman ve araçların düzenli trafiğinin olduğu yerler ile yaya alanları, tesisler, binalar ve kesişim bölgelerine yakın yerlere özel önem verilerek tüm yollar manevra alanları yeterli şekilde aydınlatılmalıdır.
ƒ Eğer sürücüleri etkileyecek kadar uzun süre araç kullanımı varsa, yeni
Araçta bulunması gereken araç satın alınacağı zaman aracın özellikleri ve satın alma sürecinde sürücüleri de bu duruma dâhil etmek ve fikirlerini öğrenmek iyi bir uygulama olarak gösterilebilir.
Uygun olmayan araç yapısı asgari gerekliliklerin eksikliği sonucu ƒ ƒ Zemin araçların kaymasına dayanıklı olarak yapılmalıdır. Aracın arka tarafında adım atmak için bar ve elle kavrama için ekipman- lar bulundurulmalıdır.
oluşabilecek ƒ Araç hareket halindeyken üzerindeki yüklerin düşmesi engellenecek
kaza ve şekilde istiflenmelidir.
yaralanma ƒ Araç akü değişiminde asit eldiveni kullanarak olası yaralanmaların
önüne geçilmelidir.
ƒ Merdivenlerde:
ƒ Yeterince güçlü ve mukavemetli
ƒ Merdiven korkuluğu
    Yükleme Yüksekten düşme, kayma, takılma riskleri ƒ ƒ ƒ En üstte güvenli iniş/çıkış sağlayan kısım Kullanımı için güvenli bir şekilde sabitlenmesi Rampalarda:
ƒ Kaymaya dirençli
ƒ Yeterince güçlü ve mukavemetli
ƒ Kullanımı için güvenli bir şekilde sabitlenmesi gereklidir.
ƒ Karkaslar, çeyrek bölmeler ve ilk kesimde asılı olmalıdır böylece kemik
veya bağ dokusu ağırlığı destekler.
ƒ Keskin noktalı S kancaların küçük ve zayıf tipleri özellikle kullanılma-
malıdır.
    Et Çalışma Çalışanın üzerine ürün düşmesi ƒ Ambalajlanmış et, sakatat veya kümes hayvanları yükleme sırasında bağlı şekilde bulundurulmalıdır.
Sistemleri sonucu ƒ Araç kapıları yanlış yığılmış ve yerinden oynamış yüklere karşı dikkatlice
yaralanma açılmalıdır.
riski ƒ Temizlik ve hijyen durumuna özen gösterilmelidir.
ƒ Et taşımaya yardımcı ray kancaları dayanıklı olmalıdır.
ƒ Rayların sonunda etlerin düşmesini önleyecek yakalama düzenekleri
olmalıdır.
ƒ Araç kullanan personelin bu konuda eğitimleri almaları sağlanmalıdır.
  Araç Kullanımı   Araç devrilmesi riski ƒ ƒ Hız tümsekleri ve hız limitleri konmalıdır. Forkliftlerde dengeli yükleme yapılmalı ve sürücünün önünü görmesini engelleyecek fazla yüklemelerden kaçınılmalıdır.
ƒ Forklift ve diğer taşıma araçlarının güzergahı üzerinde açık rögar kapak- ları bulunmamalıdır.

İş Ekipmanları ve Bakım

İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği’nde işyerinde kullanılan tüm iş ekipmanlarının kullanımında uyulması gereken asgari şartlar, çalışanların bilgilendirilmesi ve eğitimi, makinelerin periyodik kontrolleri ve bakımları ile diğer hususlara dair yükümlülükler açıklanmıştır. Ölüm ve uzuv kaybı ile sonuçlanan iş kazalarının büyük çoğunluğunda makine ve teçhizatın tehlikeli bölümlerine enerji aktarımı esnasında temas sonucu meydana gelen kazaların payı büyüktür. Makine bütün enerji kaynaklarından veya depolanmış enerjiden izole edilirse kaza ihtimali azalır.

Mekanik ekipmanlardan kaynaklanan tehlikeler

Elektrik çarpması: Et makineleri genellikle 3 fazlı elektrik kaynağı ile çalışır. 415 volt kolaylıkla ölüme sebebiyet verebilir. Sıkıştırılmış hava: Ciddi düzeyde göz yaralanmalarına sebep olabilir. Buhar: Haşlanma ve yanmaya sebep olur. Hareketli parçalar: Birçok et makinesinin döner şaft, bıçak gibi kesici parçaları bulunmaktadır. Et makinesinin çalışır durumda unutulmasından veya temizlik ve bakım esnasında çalıştırılmasından dolayı ölüm ve uzuv kaybı ile sonuçlanabilecek kazalar yaşanabilir

Makine Koruyucuları

Makine koruyucular, çalışanları döner aksamlar, elektrik çarpmaları, sıcak yüzeyler, gürültü vb. birçok tehlikeden korur. Koruyucular sabit, kilitlemeli kumanda tipi otomatik ayarlanabilir, koruyucular, foto-elektrik durdurma sistemli gibi birçok farklı özellikte olabilmektedir. Mekanik koruyucular, koruyucu kapakları hareket ettirildiğinde sistemi otomatik durduracak nitelikte olmalıdır. İşverenin sorumlulukları:
  • Makinelerin döner aksamlarından kaynaklanabilecek kazalara karşı önlemleri almak ve uygulamak,
  • Tüm makine koruyucularının, makineler çalışırken çıkarılmasını önleyecek şekilde prosedür ve politikalar oluşturmalı,
  • Bakım planları çerçevesinde tüm kilitleme ve koruyucu sistemler periyodik olarak kontrol edilmelidir.
  • Makinelerin tehlikeleri ve koruyucusunun çıkarılmamasına yönelik uyarıcı işaretlerin kullanıldığından emin olmalıdır. Bu uyarılar Türkçe olmalıdır.
Çalışanın sorumlulukları:
  • Sorumluluk alanı dışında hiçbir makinede çalışmamalı,
  • Makine koruyucu takılı olmayan hiçbir makineyi çalıştırmamalı,
  • Eğer temizlik veya bakım için makinenin durdurulması gerekiyorsa, makine şalterinin kapalı olduğundan emin olmalı,
  • İşlem tamamlandığında koruyucular yerine takılmalı,
  • Kapak kaldırıldığında durmak üzere tasarlanmış koruyucuların çalışma mekanizmasının egale etmemelidir.

Acil Durdurma Butonu

Acil durdurma butonu makine güvenliğinin en önemli unsurlarından biridir. Kanatlı hayvan üretim tesislerinde üretim bantlarının üzerinde bir hat şeklinde acil durdurma sistemleri de mevcuttur. Bu sistemler çalışanlar tarafından fark edilir şekilde ve konumda olmalı ve düzenli aralıklarla çalışır durumda oldukları test edilmelidir. Acil durdurma butonu ile ilgili özellikler
  • Acil durdurma butonu operatörün tek hamlede ulaşabileceği bir konumda olmalıdır.
  • Tüm durdurma butonları dikkat çekecek şekilde kırmızı renkte olmalıdır.
  • Acil durdurma butonunun üzerinde Türkçe olarak uyarı bulunmalıdır.
  • Acil durdurma butonlarının yerleri tüm çalı- şanlar tarafından
  • Acil durdurma butonlarının önünde müda- haleye engel olacak nesneler bulunmama- lıdır.

Etiketleme-Kilitleme Sistemi

Et endüstrisinde çoğu zaman temizlik, bakım, onarım vb. işler için makine koruyucusunun çıkarılması gerekebilmektedir. Etiketleme- Kilitleme faaliyetleri; bakım veya servis sırasında veya ürün ya da ekipmanın çalıştırılması ve enerjilenmesi esnasında ortaya çıkabilecek tehlikeli durumlardan çalışanların korunması amacıyla gerçekleştirilir.
Etiketleme-Kilitleme Sistemi Kullanılması Gereken Durumlar
Etiketleme-Kilitleme faaliyetleri makine ve operasyonların, çalışana zarar verebileceği beklenmedik enerjilenme, hareket veya enerji boşalması gibi bütün potansiyel tehlikeleri enerji kaynaklarının servis bakım vb. öncesinde izole edilmesi amacıyla kullanılır.

Amonyak Kullanımı

Amonyak, soğutma sistemlerinde etkili bir maddedir ve et sektöründe yaygın olarak kullanılmaktadır. Amonyak, çabuk tepkimeye giren ve zehirli bir kimyasaldır. Keskin ve sert bir kokusu vardır ki bu da yayılması halinde bir uyarıcı olarak algılanabilir. Sıvı amonyak yüksek oranda sıkıştırılabilme özelliğine sahiptir. Susuz amonyak (anhidre) -33.3°C’de kaynar. Amonyağın sıvı gaz oranı 1-800’dür. Yani bir litre sıvı amonyak, 800 litre gaz oluşturacak şekilde genleşebilir. Büyük bir amonyak sızıntısı potansiyel bir felakete yol açabilir çünkü amonyak hava ile temas ettiğinde kolayca buharlaşabilir ve patlamayla birlikte yangına yol açabilir.Havada %16 ve %28 oranında amonyak bulunması durumunda yanma ve patlama riski bulunmaktadır. Suda çözünerek yüksek düzeyde aşındırıcı bir madde olan amonyum hidroksite dönüşür. Amonyağın kendi alarm sisteminin olmasından dolayı (kokusu), insanlar kokuyu aldıklarında kaçmak isteyeceklerdir. Ancak önemli riskleri barındıran iki farklı senaryodan bahsedilebilir. Bu senaryolardan bir tanesi kendi başına çalışan bir kişi veya küçük bir grup halinde bulunan çalışanların amonyağa maruz kaldıklarında kaçma imkânlarının bulunmaması veya büyük miktarda amonyak yayılmasına maruz kalmalarıdır. İkinci durum ise, komşu işletmelerde çalışan kişilerin de bundan etkilenme riskidir. Havadaki amonyak miktarının koklamayla algılanabilme alt sınırı 25 ppm civarındadır. 700 ppm seviyesine ulaştığında tahriş edici olmakla beraber 1 saatten az süreye maruz kalındığında kalıcı sakatlık ve rahatsızlığa yol açmamaktadır. 2000 ppm seviyesinde ölümcül olurken, 6000 ppm seviyesi anında ölüme sebep olur. Soğutma tesisleri içerisinde amonyağın saklanmasıyla temel güvenlik sağlanır. Soğutma odalarında sızıntıları tespit ederek acil durdurma ve kapatma sistemini harekete geçirecek detektör sistemi ve araçları bulundurulmalıdır. Acil durum planları da amonyak salınımına karşı önlemleri içerecek şekilde hazırlanmalıdır. Amonyak gazı havadan daha küçük bir yoğunlukta olduğu için hızla yayılma özelliğine sahiptir. Sıvı amonyak sızıntısı çok düşük sıcaklıklarda aerosol üretebilir. Bu soğuk ve yoğun aerosol bir bulut halinde yere çekilecektir. Bulutun içindeki amonyak konsantrasyonu 45.000 ppm’e kadar yükselebilir. Bazı kapalı alanlara (örneğin makine, kumanda dairesi soğutma odaları vb.) giriş izni sadece görevli ve eğitimli personellere verilmelidir. Ayrıca gereken durumlarda koruyucu elbise ve solunum cihazlarının kullanımı ile ilgili eğitimler verilerek hem kurtarmada hem de daha büyük felaketlerin önünde geçilmesinde başarı sağlanabilir. Görevli personelin ilgili bölümlere erişiminin her an olması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır böylece acil durumlarda kapatma işlemi beklemeden yapılabilir. Amonyak depolanması ile ilgili tehlike, riskler ve bunlara bağlı olarak alınması gereken kontrol önlemlerini içeren tablo aşağıda verilmiştir: Tablo 3: Amonyak ile ilgili Tehlikeler, Riskler ve Kontrol Önlemleri
Tehlike                                                 Risk                                                        Önlem
Amonyak basınç muhafaza değerinin yükselmesi Amonyağın tamamen gaz haline geçerek ekipmanda yırtılma ve kaçak riski Tankların basınç değerleri periyodik olarak kontrol edilmelidir.
Amonyak tanklarının basınç ölçerlerinin kalibrasyonunun olmaması Yanlış basınç değeri okuma sonucu kaplarda yırtılma delinme riski Tankların basınç ölçerlerinin kalibrasyonu kontrol edilmelidir.
Zayıf boru izolasyonları Amonyak kaçağı, borularda delinme, yırtılma Uygun malzemelerle izolasyon yapılmalıdır.
Amonyak boru vanalarının kırılması, gevşemesi Amonyak kaçağı Vanaların dikkatli kullanımı, kırılması halinde tamiratı acilen yapılmalıdır.
Amonyak bakım çalışmalarında uygunsuz çalışma Amonyağa maruz kalma sonucu yanma, üst solunum yolu rahatsızlıkları Uygun KKD kullanımı Sadece görevli personel müdahale etmelidir.
Amonyağın sıcak ortamda depolanması Patlama, yangın Amonyak tankları kuru ve serin ortamlarda muhafaza edilmelidir.

Termal Konfor

Kırmızı et ve kanatlı hayvan işleme tesislerinin her ikisinde de çalışma koşullarındaki sıcaklık aralığı azımsanmayacak derecededir. Üretimin çeşitli aşamalarında soğuk ortamda çalışma yapılırken bazı durumlarda da yüksek sıcaklıklara maruz kalınmaktadır. Bu yüksek sıcaklık aralığı da çalışanları birçok yönden olumsuz etkilemektedir. Termal konfor şartlarının bağlı olduğu bazı hususlar şöyledir:
  • Hava sıcaklığı
  • Isı kaynakları,
  • Rüzgâr/Hava hızı,
  • Nem,
İşyeri Bina ve Eklentilerinde Alınacak Sağlık ve Güvenlik Önlemlerine İlişkin Yönetmelik’te ortam sıcaklığı başlığı altında Ek 1’de Termal konfor ile ilgili düzenlemelere yer verilmiş ve termal konfor şartlarının ölçülmesi ve değerlendirilmesinde TS EN 27243 standardına atıf yapılmıştır

Sıcak Çalışma Ortamı

Mevzuatımızda en düşük çalışma sıcaklığına yönelik bir düzenleme yoktur. Ancak yapılan çalışmalar fiziksel eforun yoğun gerçekleştiği yerlerde en düşük 13°C sıcaklık değerini işaret etmektedir. Et endüstrisinde gıda kuralları bakımından bu değerin altında da çalışmalar gerçekleştirilmektedir. Çalışma koşulları bu sıcaklık değerinin altına düştüğünde çalışanların olumsuz durumlarla karşı karşıya kalma olasılıkları da yükselmektedir. Kanatlı hayvan işleme tesislerinde çalışanların yüksek ısıya maruz kalabileceği muhtemel üretim bölümleri şunlardır:
  • Rendering bölümü
  • Kesim ve haşlama bölümleri
  • Özellikle yaz aylarında kesimhaneler
  • Pişirme bölümleri ve fırınlar
  • Canlı hayvan bekleme alanları
Kırmızı et işleme tesislerinde ise çalışanların yüksek ısıya maruz kaldığı bölümler:
  • Canlı hayvan bekleme alanları
  • Kesimhane
  • Pişirme ve döner bölümleri
Sıcak ortam ve aşırı nem, çalışanlarda ısıl stres oluşturmaktadır. İlk belirtiler sinirlilik, konsant- rasyon kaybı ve aşırı terlemedir. Normal değerlerden çok daha yüksek sıcaklık durumunda ise ölümle sonuçlanabilmektedir. Sıcak ortamda çalışmadan kaynaklanabilecek sağlık problemleri şu şekilde sıralanabilir:
  • Deri Hassasiyeti/İsilik: Sıcak çalışma ortamında deri döküntüleri oluşur.
  • Bayılma, fenalık geçirme: Sıcak ortamda çalışmak vücut sıcaklığının aşırı yükselmesiyle bay- gınlık geçirebilirler. Bu durumlarda işletmelerde görevli işyeri hekimlerinden acil yardım alınmalıdır.
  • Sıcaklık krampları: Aşırı terleme vücutta su kaybına neden olmaktadır. Bu da vücutta kaslara kramp girmesine yol açmaktadır.
  • Isıya bağlı bitkinlik: Sıcak ortamda uzun süre çalışmak vücut kimyasında değişmelere sebep olur ve ciddi problemler oluşturabilir. Genellikle bulantı, halsizlik, baş ağrısı ve susuzluk be- lirtileri görülmektedir.
  • Isı çarpması: Çalışanın hayatını tehdit eden bir acil Vücudun ısıl düzeni kaybolur ve vücut sıcaklığı ciddi derecede tehlikeli seviyelere düşer. Baş dönmesi, bitkin bir hâl ve zayıf tepkiler çeşitli belirtileridir.
  • İş kazaları: Aşırı sıcağa bağlı olarak oluşan konsantrasyon kaybıyla dikkat eksikliği oluşur ve iş kazalarında artış meydana Uygun termal şartların sağlanmasıyla dikkat dağınıklığı azalacak buna bağlı olarak iş kazası olma olasılığı da azalacaktır.
  • Yapılacak olan detaylı risk değerlendirmesinde sıcak ortamda çalışma durumu analiz edilmeli termal konfor için gerekli ölçümler (sıcaklık, bağıl nem, hava akım hızı vs.) yaptırılmalıdır. Termal konfor şartlarının iyileştirilmesi için alınabilecek kontrol önlemleri şu şekilde sıralanabilir:
    • Termostatik olarak kontrol altında tutulan soğutma ve ısıtma sistemi kullanımı
    • Hava sirkülasyonunun sağlanması için fan kullanımı
    • Tente, koruyucu kalkanlar gibi ısı bariyerlerinin kullanımı
    • Isı üreten kaynakların izolasyonu ve yalıtımı
    • Çatı ve duvarların izolasyonu
    • Isı kaynaklarının harici kanal sistemiyle tesis edilmesi
    • Serin dinlenme alanları oluşturulması
    • Çalışanların su kaybını telafi etmeleri için temiz içme suyu bulundurulması
    • Çalışanların işlerini kolay yapmalarını engellemeyecek rahat giysiler temin
Yukarıda gösterilen idari önlemlerin yanında çalışanlara verilecek dinlenme süreleri de ihmal edilmemelidir. Alınacak kontrol önlemleri ne düzeyde olursa olsun işverenin termal konfor şartları ile ilgili ihmal etmemesi gereken husus, çalışma ortamında sıcaklık düzeylerinin sürekli takip altında olmasını sağlamaktır. Çalışanların verimi ve performansı değerlendirilirken ısıl stresin etkilerinin göz ardı edilmemesi gerekir.

Soğuk Çalışma Ortamı

Soğuk ortamda çalışma yaralanmaya, hastalığa neden olduğu gibi diğer tehlikelerin ortaya çık- masında bir tetikleyici unsur olabilir. Vücudun soğuk ortama ilk tepkisi ciltten ısı kaybını azal- tarak sıcaklığını korumaya çalışmaktır. Bu yüzden deri kan damarlarının daralmasıyla duruş de- ğişiklikleri ve titreme oluşur. Bu reaksiyonlar; beceri ve hassasiyet kaybına, kazalara ve kas veya yumuşak doku hasarı riskinin artmasına neden olmaktadır. Bunların yanı sıra et endüstrisinde soğukta çalışma yapılan kısımlarda yüksek oranda nem de mevcuttur. Nem, soğuktan kaynaklı olarak yaşanan kas ve eklem rahatsızlıklarının şiddetini artırmaktadır. Soğuk ortamda çalışanlarda iş kazalarına yakalanma olasılığı daha fazla artmaktadır. Sağlık açısından ele alındığında soğuk ortamda çalışanlar solunum yolu hastalıkları, astım, artrit, kardiyo-vasküler rahatsızlıklar ve Raynaud sendromuna yakalanabilirler. Soğuk ortamda çalışmaların riskleri değerlendirilirken göz önünde bulundurulması gereken ana başlıklar şu şekildedir:
  • Çalışma ortamının sıcaklık düzeyleri
  • Hava hareketleri
  • Maruziyet süresinin uzunluğu
  • Yapılan işin niteliği (hareketli veya hareketsiz iş olması)
Soğuğun doğuracağı risklerin derecesini belirleyen başka faktörler de vardır. Bunlar; yaş, vücut ağırlığı, işin niteliği, çalışanın zinde ve formda olup olmadığı gibi faktörlerdir. Ayrıca dondurucular ile soğuk odalarda da veya bunlara yakın noktalarda çalışanlar için soğuğa maruziyet riski daha fazladır. İngiltere’ de yapılan bir araştırmaya göre, çalışanların çeşitli sıcaklık derecelerinde çalışma sürelerine yönelik maruziyet ve dinlenme süresi tavsiyelerini gösteren tablo aşağıdaki gibidir:   Tablo 4: İşyerlerindeki Hava Sıcaklığına Göre Tavsiye Edilen Kesintisiz Çalışma Süreleri ve Dinlenme Periyodu*
Hava sıcaklığı Kesintisiz maksimum çalışma süresi (dakika) Soğuğa maruziyet yüzdesi olarak tavsiye edilen dinlenme periyodu (%) Tavsiye edilen dinlenme periyodu (dakika)
-5’ten -18’e kadar 90 20 15
-18’ten -30’a kadar 90 30 30
-30’dan daha soğuk 60 100 60
*Health and Safety Guidance Notes for the Meat Industry, British Meat Processors Association(BMPA), Revision 1, Thermal Comfort, pg. 30
Kayma, düşmeye neden olacak buzlanmalar ve kaygan zeminler, uygun olmayan kişisel koruyucu donanım kullanımı ile birleştiğinde iş kazası meydana gelmesi olasılığı artmaktadır. Kaza olma ihtimalini artıran bir diğer husus da soğuk ortamda çalışmanın vermiş olduğu mental bozukluk ve dikkat eksikliğidir. Buzlanmayı önleyecek zemin önlemleri ve kayarak düşmeyi önleyecek uygun KKD kullanımı ile bu kazaların önüne geçilebilir. Kas ve iskelet sistemi rahatsızlıkları, soğuk ortamda kan dolaşım hızının düşmesiyle ortaya çıkabilecek bir durumdur. Ayrıca kullanılan KKD’nin de manevra kabiliyetini kısıtlamasıyla bu durum tetiklenmektedir. Yangın riski, her ne kadar soğuk ortamda oluşma ihtimali düşük bir risk gibi görünse de göz ardı edilmemelidir. Soğuk ortamda hava daha kurudur ve ahşap malzemelerden yapılan ve üretimde kullanılan tahta palet, karton vs. gibi malzemelerin tutuşması muhtemeldir. Olası bir yangına karşı elektrik tesisatının, ısıl işlem içeren proseslerin de güvenliği en üst düzeyde sağlanmalı ve yangın durumunda tahliyeyi kolaylaştırmak için alarm sistemlerinin kurulu olması gerekmektedir. Forklift araçlarının soğuk ortamlarda çalışır durumda olup olmadığı ve farklı sıcaklık düzeylerinden etkilenip etkilenmediği kontrol edilmelidir. Kapalı kabinli sistemi olan araçlar kullanıldığı takdirde araç kullanan çalışanlarda KKD kullanımına gerek kalmayacaktır. Batarya ile çalışan araçların soğuk şekilde muhafaza edilmesi gerekmektedir. Bu, yoğunluğu azaltıp buz birikmesini önler böylece batarya ömrü uzar. Soğuk hava depoları, kapalı bir sistem olarak kurulsa da forklift kullanımında veya palet taşınmasında oluşabilecek kazaların meydana gelmesi mümkündür. Kazalara karşı gerekli önlemlerin alınmasının yanı sıra eğitimsiz ve görevli olmayan çalışanların soğuk hava depolarına girmesi engellenmeli ve uygun KKD kullanımı ile çalışmaları sağlanmalıdır. Kişisel koruyucu donanımlar,risklerin önlenmesi ve azaltılması aşamalarında son adım olarak görülmektedir. Kırmızı et ve kanatlı hayvan işleme tesislerinde termal konforun uygun koşullarda olması için de uygun KKD kullanımının önemi büyüktür. Koruyucu elbiseler vücut sıcaklığını muhafaza ederken aynı zamanda üst limitleri de aşmamalıdır. Koruma derecesi; ortam sıcaklığı, soğuk rüzgar ve işteki fiziksel efor seviyesine bağlıdır. Soğuk yüzeylere direkt olarak temas etmek hasar oluşmasına neden olabilir. Örneğin -7°C’de metal yüzeye dokunarak çalışmak deride yanmalara sebep olur. Dolayısıyla uygun yalıtımlı eldivenlerin kullanılması gerekir. -5°C’nin altındaki çalışma ortamı için tavsiye edilen uygun koruyucu elbiseler şu şekildedir:
  • Termal iç çamaşırlar
  • Termal gömlek veya ceket
  • Soğuk ortamda çalışmak için uygun eldiven
  • Termal çoraplar ve güvenli botlar
  • Termal astar, termal yün ve termal başlık ile koruyucu başlık.

Ani Sıcaklık Değişimleri

Et endüstrisi çalışanları sıcaklık değişimlerine sıklıkla maruz kalmaktadırlar. Etin işlenmesi sırasında pişirme prosesinin yapıldığı alan çok sıcakken kullanılacak hammaddenin getirileceği yer ya da işlenen ürünün götürüleceği yer soğuk depodur ve bu görevi yerine getiren çalışan ani ve şiddetli sıcak-soğuk değişimlerinden etkilenir. Sıcak – soğuk değişimlerinin çalışanlar üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak için çalışanlara uygun kıyafetler ve ekipmanlar verilmeli ve çalışma alanının idari ve mühendislik kontrolleri yapılmalıdır. Çok katlı giyinme soğuğa karşı tek katlı ama kalın giyinmeye oranla daha iyi koruma sağlar. Soğutma ekipmanı ve havayı dağıtan sistem hava sirkülasyon hızını minimumda tutmalıdır. Birim soğutucular çalışanlardan olabildiğince uzağa yerleştirilmelidir ve çalışanlar rüzgârlıklar ile rüzgârın soğutma etkisinden korunmalıdır.

Elle Taşıma İşleri

Et endüstrisiyle ilgili konuları ana hatlarıyla değerlendirmekte ve risk azaltma metotları ile ilgili pratik konular içermektedir. Bu bilgiler risk değerlendirmesinin veya mevzuat gerekliliklerinin bir alternatifi olarak düşünülmemelidir. Elle taşıma riskleri; kas, tendom, bağ, sinir ya da diğer yumuşak doku veya eklemleri etkileyen kas ve iskelet sistemi rahatsızlıklarını içeren sorunları kapsamaktadır. Kayıt takip mekanizmasının etkin işletilmemesinden kaynaklanan sorunlarla birlikte yüksek çalışan değişim hızı gibi sebeplerden dolayı ergonomik risk faktörlerinden kaynaklanan kas iskelet sistemi rahatsızlıkları tam olarak saptanamamaktadır. Ancak Avrupa’da et işleme tesislerinde çalışanlar üzerinde yapılmış araştırmalar konuyla ilgili önemli çıktılar sunmaktadır. Kas ve iskelet sistemi rahatsızlıkları, Avrupa ülkelerinde iş sağlığı problemlerinin başında gelmektedir.

Karşılaşılan Zorluklar

Et endüstrisindeki işlemlerin çoğunda çalışanların elle işlem yapmaları gerekmektedir. Otomas-yon ve mekanizasyon giderek gelişse de bu sistemleri kurmak ve işler halde bulundurabilmek zor veya pahalıdır. Örneğin bıçakla çalışma, paketleme ve toplama gibi işler elle yapılmaktadır ve bazı durumlarda makinelerin kullanılması uygun olmayabilir. Vasıflı işçiler genellikle uzun yıllar sadece bir işi yapmakla meşgul olabilmektedirler (örneğin etten kemiği ayırma). Çalışma biçimlerinin çalışanları daha hızlı çalışmaları için teşvik ettiği götürü usulü çalışmalarda, çalışanların kendilerine verilen görevleri tamamlamaları halinde işlerinin erken bittiği veya ikramiye, prim gibi ödüller içeren işlerde bu durum işverenlerin idare etmesi açısından uğraştırıcı olmaktadır. Bu faktörler kas ve iskelet sistemi risklerinin artmasına sebep olmaktadır. Büyük işletmeler, risklerin azaltılması ve kontrol edilmesi adına daha geniş mali imkânlara sahipken daha küçük ölçekte et işleme tesislerinde elle taşıma ekipmanlarının kullanımı çok mümkün olamamaktadır. Ancak risk değerlendirmesi teknikleri kullanılarak bazı risk faktörleri azaltılabilir veya yok edilebilir.

Elle Taşıma

24.07.2013 tarihli Elle Taşıma İşleri Yönetmeliğine göre elle taşıma işi: bir veya daha fazla çalışanın bir yükü kaldırması, indirmesi, itmesi, çekmesi, taşıması veya hareket ettirmesi gibi işler esnasında, işin niteliği veya uygun olmayan ergonomik koşullar nedeniyle özellikle bel veya sırtının incinmesiyle sonuçlanabilecek riskleri kapsayan nakletme veya destekleme işlerini ifade eder. Burada yük ifadesi canlı ve cansız nesneleri de kapsar.

Et endüstrisinde en yaygın elle taşıma riskleri

  • Ağıllarda hayvanların itilip çekilmesinde oluşabilecek kas ve iskelet sistemi rahatsızlıkları
  • Kasalardan hayvanların boşaltılmasında oluşabilecek kaza ve yaralanmalar
  • Taşıma arabalarının itilmesi esnasında oluşabilecek bel rahatsızlıkları
  • Askılama işleminde oluşabilecek rahatsızlıkları
  • Kafanın ayrılması işlemindeki ergonomik problemler
  • Deri yüzme esnasında yanlış çalışma pozisyonları sonucu oluşabilecek üst ekstremite rahatsızlıkları
  • Eviserasyon (iç organların ayrılması) işleminde oluşabilecek rahatsızlıklar
  • Kemiklerin ayrılması işleminde oluşabilecek yaralanmalar
  • Yaygın bıçak kullanımına bağlı belli kas gruplarına fazla yüklenilmesi
  • Karkasın hareket ettirilmesi esnasında oluşabilecek kas ve iskelet sistemi rahatsızlıkları
  • Taşıma kancaları kullanılırken oluşabilecek rahatsızlıkları
  • Paketleme, kutulama,ambalajlama işlerinde yaşanabilecek kaza, yaralanma ve meslek hastalıkları
  • Kutuların istiflenmesi yapılırken oluşabilecek kas ve iskelet sistemi rahatsızlıkları ve yaralanmalar
  • Bakım işlerinde oluşabilecek kaza ve yaralanmalar

Elle Taşıma İşlerine Yönelik Değerlendirme

Kırmızı et ve kanatlı hayvancılık sektörlerine yönelik bir takım elle taşıma riski örnekleri yukarıda sunulmuştur. Sektör yapısı itibariyle daha birçok elle taşıma riski içeren operasyonu kapsamaktadır. İşletme düzeyinde, gerçekleştirilen operasyonlar daha detaylı analiz edildiğinde elle taşıma işlerinden kaynaklanan yaralanma riskine sebep olan veya ihtimalini artıran ne oranda etken olduğu da daha net görülecektir. Sektöre yönelik elle taşıma işlerini değerlendirme açısından çalışmalar yapıldığında göz önünde bulundurulması gereken bazı faktörler şunlardır:
  • İtme, çekme, kaldırma gibi faaliyetleri içeren prosesler,
  • İşyeri düzeni (örneğin çalışma alanı, hatların yüksekliği gibi),
  • Vücut duruşu (örneğin omuz seviyesi üzerinde çalışma olup olmadığı)
  • Yapılan işin sıklığı ve süresi (örneğin sürekli bıçak kullanma ve aynı kas grubuna yüklenmeyi artıran işler)
  • Uygulanması gereken kuvvet (örneğin kesimciler)
  • Yükün ağırlığı (örneğin taşınan kutular)
  • Yükün yapısı (örneğin sıcak, soğuk, kaygan )
  • Çalışanın yaşı,
  • Çalışanın tecrübe durumu

Yüksekte Çalışma

İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği 25.04.2013 tarihinde yayımlanmıştır. Bu mevzuat yüksekten düşme sonucu çalışanların yaralanmasına yol açabilecek tüm iş kolları için geçerlidir. Mevzuat kapsamında işverene, kendi nam ve hesabına çalışanlara ve amir pozisyonunda olan kişilere bir takım (Örneğin; fabrika müdürü, başkalarıyla yüksekte çalışma içeren bir sözleşme imzalayabilecek bina sahipleri…) sorumluluklar verilmiştir. İlgili yönetmeliğin “Yüksekte yapılan geçici işlerde, iş ekipmanının kullanımı ile ilgili hükümler” kısmı yüksekte çalışmaya ilişkin genel hususları ve merdivenler, iskeleler gibi önemli ekipmanları da kapsamaktadır. Yönetmeliğin yüksekte çalışma ile ilgili kısmı yüksekte çalışmanın tehlikeleri ve bu tehlikelere yönelik alınacak önlemleri içermektedir.

Kesimhaneler ve Et İşleme Tesislerinde Yüksekte Çalışma Yapılan İşler:

  • Karkasla çalışma
  • Bıçak ve kasaplık işleri
  • Muayene ve parçalama
  • İç yağı, kan şeylerin toplandığı kısımlara erişim
  • Taşınabilir merdiven, makaslı kaldırıcı ve forklift gerektiren tamir ve bakım işleri
  • Temizlik işleri,
  • Ürün getiren/götüren araçlara (kamyon vb.) erişim
 

Prosedürler, İzinler ve Uygulama Yöntemleri

Yüksekte çalışma devamlı işin bir parçası ise (örneğin; kesimde, üretimde ya da günlük işlerde) ve risk seviyesi yüksek değilse yazılı bir güvenli çalışma prosedürü olması tavsiye edilmektedir. Daha yüksek risk teşkil eden ve daha seyrek olarak yapılan yüksekte çalışma işleri izne bağlanarak kontrol edilmelidir.  

Sabit Basamaklar ve Merdivenler

Bunlara olan ihtiyaç giderilemiyor ise olabilecek en güvenli şekilde dizayn edilmelidir. Merdiven korkuluklarına ek olarak yağlı ve ıslak yüzeyler de göz önüne alınmalıdır. Dik merdivenler yerine basamaklı olanlar kullanılmalı ve bu basamaklar kaymaz malzeme ile kaplanmalı ya da basamakların ön kenarlarına kaydırmaz malzeme konulmalıdır.

Sabit Platformlar

Sabit platformların kullanımı engellenemiyorsa bu platformların arka kısmına korkuluklar yerleştirilmelidir. Düşme riskini engelleyecek şekilde ve yeterli yükseklikte olmalıdır. Bazı durumlarda korkuluk kullanımı uygun olmamaktadır. Örneğin karkas, korkuluk seviyesinden aşağıda ise korkuluk konulamayacağından dolayı kişisel koruyucu donanım kullanılmalıdır. Platform yüzeyi kaymaz malzemeden yapılmış olmalı ya da kaymaz malzeme ile kaplanmalıdır.  

Yükseltilip Alçaltılabilen Platformlar

Çalışılan yükseklikler değişse de sabit platformlardaki korunma önlemleri burada da uygulanmalıdır. Ön kısma korkuluk konulamıyor ise kişisel koruyucu donanım (düşmeyi önleyici emniyet kemeri, çengelli halat vb.) kullanılmalıdır. Bu platformlar yetkili personel tarafından düzenli aralıklarla kontrol edilmelidir.  

İç Yağı, Kan Depolarına Erişim

Kan tanklarına erişim engellenmelidir ya da ekipman temini ve izleme ile en aza indirilmelidir. Taşınabilir merdivenler kullanılmamalıdır ama sabit basamaklar ya da merdivenler kullanılabilir. İşin tümünde sabit merdivenler yerine korkulukları olan sabit basamaklar kullanılması daha uygun olacaktır. Sabit merdivenlerin kullanılması zorunlu ise çember şeklinde arka koruması ve korkuluklar olmalıdır. Basamaklar ve yüzeyler kaydırmaz olmalıdır.  

Tankerler

Taşınabilir ekipmanlarla bu tankerlere erişim sağlanmamalıdır. Tankerlere erişime duyulan ihtiyaç olabildiğince önlenmelidir. Eğer gerçekten gereksinim duyulursa birinci tercih basamak ayaklıkları ve korkulukları bulunan sabit platform ve basamaklar olmalıdır. Platformun altındaki tanker parkları ve tanker kapaklarına platformun içindeki kapak biçimindeki kapılardan erişim sağlanmalıdır. Eğer bu sağlanamıyorsa tanker bir merdiven, platform ve korkuluk ile teçhizatlandırılmalıdır. Bazı tankerlerin platformlarının her iki yanında korkuluklara sahip olmasına rağmen çoğu tek korkuluğa sahiptir. Tek taraflı korkuluk olması durumunda kişisel koruyucu donanım kullanılmalıdır. Düzenli erişim sağlanması gereken diğer araçlarda da merdiven ve platformlar bulunmalıdır.  

Tamir ve Bakım İşleri

Dışarıdan yüklenicilerden hizmet alındığında yüksekte yapılan tüm tamir ve bakım işlerinden mümkün olduğunca kaçınılmalıdır çünkü işletmeler için taşeronları kontrol etmek kendi çalışanlarını kontrol etmekten her zaman daha zordur. Diğer seçenek ise sabitlenmiş basamaklar ya da iskeleler olabilir. Çatılarda içten ve sabit dayanak noktaları ve köşe korumaları bulunmalıdır. Taşeronların çalışma izinleri olmalı ve uygulama yöntemleri belirlenmiş olmalıdır.  

Temizlik

Ekipmanlara erişim hiyerarşisi tamir ve bakım işlerindeki gibidir fakat yüksekte çalışmadan kaçınmak için daha fazla seçenek vardır. Örnek olarak yerden temizlik yapmayı sağlayan hortumlar verilebilir.

Yüksekte Çalışma Öncesi Uygulanacak Adımların Özeti

  • Çalışma alanında güvenli çalışma metotları kontrol Uygun iş ekipmanlarına ve işyeri koşullarına karar verilmelidir
  • Çalışma platformu ve insanların düşme ihtimali olan köşelerin korkulukları, basamak ayaklığı ve diğer bariyerleri olmalıdır.
  • İhtiyaç duyulan ekipmanların çalışma alanına zamanında geldiğinden ve bu ekipmanlar için gerekli hazırlığın yapıldığından emin olunmalıdır.
  • Ekipmanların iyi durumda olup olmadıkları kontrol edilmelidir.
  • Ekipmanları kuran kişilerin eğitimli ve ne yaptığını bilen kişiler olduğundan emin olunmalıdır
  • Ekipmanları kullanan çalışanların işinin ehli olduğundan ve ekipmanları doğru şekilde kullandığından emin olunuz. Güvenliği garanti etmek için ekipmanlar özelleştikçe eğitim ve uzmanlaşma ihtiyacı da artmaktadır.
  • Başka bir şirketten tedarik edilen ekipmanların güvenliği kullanmadan önce kontrol edilmelidir.
  • Herhangi bir arıza durumunda ya da modifikasyon gerektiğinde kime haber verileceği belirlenmiş olmalı ve ihtiyaç durumunda bu kişiler haberdar edilmelidir.

Yüksekte Çalışırken Unutmayın;

  • Diğer yöntemler makul derecede pratik değilse ya da çalışma platformları güvenli çalışma gereklerini karşılamıyorsa düşmeleri durdurmanın bir yolu da çalışanların güvenliği için top- lu korunma önlemleri kullanmaktır.
  • Yüksekte güvenli çalışma alanı sağlamanın bir yolu yoksa düşmelere karşı kişisel koruyucu donanım kullanılmalıdır. Bu kişisel koruyucu donanımlar kullanıldığında çengelli halatla ha- vada asılı kalan çalışanı kurtarmak için bir güvenli kurtarma metodu da olmalıdır.
  • Düşmeleri önleyen kişisel koruyucu donanımlar muhafaza korkuluklarını monte eden/söken personel tarafından da kullanılmalıdır.
  • Güvenli bir yüksekte çalışma sistemi seçerken bir metot belirlenmeden önce tüm riskler göz önüne alınmalıdır. Eğer tüm vücut askıları kullanılırsa şok emici halatın uzunluğu için yerden yeterli yükseklik olmalıdır.
  • Yüksekte güvenli çalışmayı sağlayacak herhangi bir sistemi kurmadan önce ekipman için yeterince açıklık olduğundan emin olunmalıdır.
  • Mümkünse her zaman merdivenler emniyetli olmalıdır ve öncelikli olarak ulaşım/erişim için kullanılmalıdır ve işyerinde sadece kısa süreli olarak ışık işleri yapmak için kullanılmalıdır ve sadece güvenliyse kullanılmalıdır. Ağır yüklerin taşındığı ağır işler asla merdiven ile yapılma- malıdır. Merdiven kullanırken merdivendeki kişinin merdivene üç noktadan (iki bacak ve bir el gibi) temas ettiğinden emin olunmalıdır.
 

Kişisel Koruyucu Donanımlar

Kişisel Koruyucu Donanımlar İle İlgili temel Bilgiler

Kişisel koruyucu donanımlar, işle ilgili belirli tehlikelerden kaynaklanabilecek maruziyeti önlemek veya etkisini azaltmak adına kullanılan ekipmanlar olarak ifade edilebilir. Çalışanın kaza geçirme veya hastalanma riskini azaltma adına çalışma yapılacaksa, öncelik riski ortadan kaldırma veya azaltma yöntemlerini uygulamak olmalıdır. Risk yönetimi yaklaşımı çerçevesinde uygulanması gereken yöntem “Risk Kontrol Hiyerarşisi” olarak tanımlanır. Risk Kontrol Hiyerarşisi
Risk Kontrol Hiyerarşisi
1. Adım Yok etme, ortadan kaldırma
2. Adım Yerine koyma, ikame
3. Adım Mühendislik önlemleri: yalıtım, izole et
4. Adım İdari(organizasyonel) düzenlemeler ile tehlike ve kişileri birbirinden ayırma
5. Adım Kişisel Koruyucu Donanımlar-son adım
Risk kontrol hiyerarşisinde de görüldüğü üzere, KKD’ler çalışanların mühendislik önlemleri, proses değişiklikleri ve idari tedbirler gibi korunma yöntemlerinin uygulandığı fakat yeterli düzeyde koruma sağlanamadığı durumlarda uygulanacak son yöntem olmalıdır.

Kişisel Koruyucu Donanım Seçimi

Fazla sayıda ve çeşitte KKD olması bazen kafa karıştırıcı ve yanıltıcı olabilmektedir. Öncelikli olarak dikkat edilmesi gereken konulardan biri KKD’nin üzerinde “CE” işaretinin olmasıdır. KKD üzerindeki “CE” işareti, ürünün belirli temel güvenlik gereksinimlerini sağladığı anlamına gelmektedir. Sektörel olarak hangi KKD’nin kullanılması gerektiği konusunda oluşabilecek kafa karışıklıkları ilgili ürünün tedarikçisi veya üreticisinden gelecek cevaplarla netlik kazanabilir. Aynı amaca hizmet eden farklı türdeki KKD’lerin temin edilmesi ve kullandırılması sonucu gelecek tepkiler, uygun ekipmanın seçimi konusunda ilgili İSG profesyonellerine fikir verecektir. Risk değerlendirme sonuçlarına göre;
  • Tehlikenin özelliği ve büyüklüğü,
  • KKD’nin sağladığı koruma düzeyi,
KKD kullanılırken maruziyet sınır değerleri ve risk düzeyi gibi unsurlar KKD seçimini etkileyen faktörlerdir

Et Endüstrisinde Kullanılan Kişisel Koruyucu Donanımlar

Göz ve Yüz Koruyucuları
Güvenlik amacıyla kullanılan koruyucular, gözlük ve siperlik olmak üzere iki ana grupta sayılabilir. Askılama ve rendering bölümleri gibi yüksek toz içeren kısımlarda, gözlük ve solunum sistemi koruyucu veya tam yüz koruması sağlayan donanımlar temin edilmeli ve kullanımı sağlanmalıdır Kesimhane kısmında çalışanlar için kan sıçramasına yönelik tehlikeler için gözlük veya siperlik kullanımı sağlanmalıdır. Kenarları tamamen yüzle temas eden koruyucu gözlükler tüm açılardan göz için koruma sağlar. Özellikle döner kesimi yapılan alanlarda çalışanlar tam yüz koruyucular kullanmalıdır. Yüksek basınçlı temizlik araçları veya karkas çeyrekleme işleminde kullanılan el testeresi gibi ekipmanlarla çalışırken oluşabilecek sıvı ve kimyasal sıçramasını içeren biyolojik etmenler(kan vb) ve atıklara yönelik olarak yüz ve göz için koruyucu donanımlar kullanılması gerekmektedir
Kulak Koruyucuları
Gürültü et endüstrisi için oldukça yaygın ve dikkat çeken bir tehlikedir. Kesimhane, ileri işlem, paketleme vb. birçok bölümde yapılan ölçümler gürültü seviyesinin yasal mevzuatımızda belirtilen değerlerin üzerinde olduğu gözlemlenmektedir. Ölçüm sonuçlarına göre işletme içindeki gürültü düzeyi bakımından tehlikeli bölgeler uygun piktogramlarla belirtilmeli ve herkesin görebileceği yerlere konumlandırılmalıdır. Bu alanlarda kulak koruyucu kullanımı mecburi olmalıdır. Kulak tıkacı veya kulaklık kullanımı işletmenin gürültü düzeyi, ergonomik uygunluk, hijyenvb faktörler de dikkate alınarak seçilmelidir. Genellikle et endüstrisinde soğuğun bir etken olması ve gıda hijyeni de dikkate alındığında kulak tıkacı yerine kulaklık kullanımı mevcuttur. Kulak tıkacı kan, yağ vb atık malzemelerle temas sonucu kullanımında kulak yolunda enfeksiyona sebep olması sebebiyle riskler içermektedir. Çalışanlar gürültüye karşı korunma ve uygun kullanım yöntemleri hakkında bilgilendirilmelidir. Kişisel hijyenin önemi vurgulanmalıdır. Kulaktaki kirlilik veya kulak koruyucudaki kirlilik sonucu kulakta enfeksiyon riski ortaya çıkabilmektedir.
Ayak ve Bacak Koruyucuları
Güvenlik ayakkabısı veya çizmeler en yaygın ayak koruyuculardır. Lastik çizmeler tüm et endüstrisinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Kullanım amaçları ayağı su, kan, atıklar vb. etkisinden korumaktır. Et endüstrisi için ayak koruyucular temel olarak kayma, çarpma, soğuğa karşı önlem, kimyasal, sıvı ve atık temasını engellemeyi amaçlamalıdır. Kullanımı esnasında çalışan konforuna uygun ekipman seçimi anahtar nokta olarak öne çıkmalıdır. Et endüstrisinde gıdanın işlenmesi açısından belli sıcaklık değerleri arasında çalışılmaktadır. Bu amaca yönelik olarak, çalışanlara yün çoraplar temin edilmelidir. Poliüretan çizmeler de soğuğa karşı etkin koruyucu özelliğinden ötürü kullanımı uygun koruyucu ekipmanlar olarak tercih sebebi olabilir. Çalışma alanlarına ve bu alanlardan kaynaklanan spesifik risklere göre de kullanılacak ekipman değişkenlik gösterebilir. Örneğin;
  • Ayağın yaralanması muhtemel yerler olan ağıllar
  • Kesimhane,
  • Bakım çalışmaları gibi işlerde çalışanlarda çelik burun özellikli koruyucular kullanımı bakımından uygun olacaktır.
El ve Kol Koruyucuları
Birçok farklı çeşidi bulunan koruyucu eldivenler kesik, sıyrık, batma, yüksek sıcaklık değerleri, cilt rahatsızlıkları, kimyasallar, biyolojik etkenler gibi tehlikelere karşı koruma sağlar. Et işleme tesislerinde kullanılan eldiven türlerini 3 başlık altında değerlendirebiliriz:
  • Çelik Örgü Eldiven
Çelik örgü eldivenler et işleme tesislerinde çalışanların bıçak kullanımı yüzünden yaşayabileceği el yaralanmalarını önlemede etkili, hafif ve sert koruyuculardır. Çelik örgü eldiven kullanımında ana problem gözenekli yapısından ötürü kan, yağ vb dokularla temasa müsaade etmesinden dolayı oluşabilecek cilt problemlerine yol açmasıdır. Çelik örgü eldiven bilek ve alt kol için kesilmeye karşı dirençli eldivene göre daha iyi koruma sağlamaktadır.
  • Kesilmeye Karşı Dirençli Eldiven
Kesilmeye karşı dirençli eldivenler Kevlar gibi modern bileşenlerle güçlen- dirilmiş malzemeden yapılır ve kesimhane çalışanları tarafından kullanılır. Çelik örgü eldivene göre daha hafif ve esnek olmasına rağmen onun sağladığı kadar darbeye dirençli değildir.
  • Lastik Eldiven
Lastik eldivenler bıçak yaralanmalarına karşı çok az koruma sağlar. Ancak çelik örgü eldivenlerle birlikte kullanılması sonucu kan vb. atık maddenin çalışanın cildine temas etmesini engeller.
Koruyucu Önlük
Kesimhane çalışanları gibi göğüs veya karın bölgesine yönelik kaza riski olan çalışanlar zırhlı önlük veya çelik örgü önlükler kullanmalıdır. Örneğin kemik ayırma, parçalama gibi işlerde çalışan ve işin gereği olarak bıçağı vücuda doğru çekerek çalışan kişiler bu tarz koruyucu önlükler kullanmalıdır. Bu tarz koruyucular işin gerçekleştirilme şartlarından doğan tehlikelere yönelik olarak yeterli korumayı sağlayacak ölçüde uzun olmalıdır. Genellikle bu tarz koruyucular göğüs seviyesinden diz kapağının üstüne kadar koruma sağlar. Bu tür koruyucularla ilgili olarak dikkat edilmesi gereken bir diğer faktörde yeterli korumayı sağlayacak sertlikte olurken omuzlar üzerinde rahatsızlık yaratmayacak şekilde hafif olmasıdır.
Termal Şartlara Karşı Koruyucular
Et endüstrisinin gereği olarak,birçok çalışan soğuk ortamlarda çalışmaktadır. Kanatlı hayvan eti ve et ürünleri üretim tesisleriyle ilgili yönetmelikte “Ürünün teknolojisi başka bir sıcaklık derecesini gerektirmedikçe üretim işlemlerinin yapıldığı odaların sıcaklığı +12°C’yi geçemez.” şartı görülmektedir. Uygulamada ise ürün kalitesini korumak açısından genellikle daha düşük sıcaklıklarda çalışılmaktadır. (5°C ve daha düşük) Ayrıca işi gereği soğuk hava depoları gibi yerlerde daha çok zaman harcamak zorunda olan çalışanlar da mevcuttur. Sektör çalışanları için yalıtımlı botlar, yün çorap, içlik, bere, eldiven ve montlar temin edilmeli yüz korumasına karşı önlemler alınmalıdır. Soğukla mücadelede en iyi yöntem tek parça halinde çok kalın bir kıyafet giymektense, daha ince ama daha çok sayıda kıyafet giymektir. Çünkü bu sayede hava farklı katmanlarda tutulacaktır. Ayrıca bu yaklaşım ergonomik olarak da çalışanın hareket kabiliyetini artırması bakımından önemlidir. Giyilen kıyafetlerden vücutla temas halinde olanı hava alabilen yapıda olmalı ve terin kurumasına müsaade etmemelidir. Kumaş nemlendikçe yalıtım kabiliyeti azalır, yani terleme kıyafetin etkililiğini azaltır. Termal şartlara karşı koruyucuların seçiminde gıda hijyeniyle ilgili gerekliliklerde değerlendirilmeli, hem çalışanı hem gıda kalitesini koruyacak nitelikte koruyucular seçilmelidir.
Solunum Sistemi Koruyucuları
Solunum sistemi koruyucuları işyeri ortamında havada bulunabilecek tehlikeli maddelerden hastalık bulaşmasını engellemeyi amaçlayan ekipmanlardır. Solunum sistemi koruyucuları havadaki zararlı bileşenleri tutan filtrelere sahiptir. Et endüstrisinde özellikle rendering bölümü gibi kapalı alanda çalışanlar uygun korumayı sağlayacak nitelikte koruyucularla çalışmalıdır. Ayrıca sektörde soğutma amacıyla kullanılan amonyak gazının sızıntısına karşı müdahale ekipleri için amonyak maskeleri de temin edilmelidir. Aşağıdaki tablolarda kırmızı et ve kanatlı hayvan işleme tesislerinde gerçekleştirilen bazı faaliyetler ve alanlar içerdikleri risklere göre değerlendirilmiş ve ne tür kişisel koruyucu donanım kullanılması gerektiği ile ilgili fikir vermek adına hazırlanmıştır. İlgili tablolar herhangi bir şekilde bağlayıcı olmamakla birlikte işletme yapısına ve içerdiği spesifik risklere göre kullanılacak kişisel koruyucu donanımların değişkenlik gösterilebileceği unutulmamalıdır.

Kanatlı Hayvan İşleme Tesislerinde Potansiyel Tehlikeler ve İlgili Risklere Yönelik KKD Kullanımı

  Kesik/Çizik Göze sıvı, cisim sıçraması Kas iskelet sistemi rahatsızlıkları Kayma / Takılma / Düşme   Yüksekten düşme Kimyasala maruziyet Biyolojik Faktörlere Maruziyet Termal Şartlardan Etkilenme   Cilt Rahatsızlıkları   Toz   Gürültü     İlgili KKD
Canlı hayvan geliş 1-2-3-4-7
Askılama 1-2-3-4-7
Şok Havuzu 2
Kesim-kan akıtma 1-2-3-4-5
Haşlama 1-2-3-4
Tüy yolma 1-2-3-4
İç boşaltma 1-2-3-4
Parçalama 1-2-3-4-6
Paketleme 1-2-3-4-6
İleri işlem / Kaplama hattı 2-3
İleri işlem /Pişirme Hattı 2-3
İleri işlem / Soğutma 2-3-6
Piliç döner sarımı 2-3-6
Piliç döner pişirme 1-2-3-4
Piliç döner kesim 2-3-6
Piliç döner paketleme 2-3-6
Sosis salam vb. üretimi 2-3-6
Rendering 1-2-4-7
Fırınlar 2-3-6
Dondurucular 2-3-4-6
İşletme İçi Trafik 3
Kimyasal Depolama Odası 1-3-4
soğutma(amonyak) 1-2-3-7
kazan 1-2-3-7
arıtma 1-2-3-4
temizlik çalışması 1-2-3-4
ileri işlem baharat tartım 2-3-7
su tasfiye 1-2-3
laboratuar 1-3
 
Referans No Kişisel Koruyucu Donanımlar Listesi Referans No Kişisel Koruyucu Donanımlar Listesi
1 Yüz-Göz koruyucuları 5 Koruyucu Önlük
2 Kulak Koruyucuları 6 Termal Şartlara Karşı Koruyucular
3 Ayak-Bacak Koruyucuları 7 Solunum Sistemi Koruyucuları
4 El-Kol koruyucuları
Tablo 7: Kanatlı Hayvan İşleme Tesislerinde Potansiyel Tehlikeler ve İlgili Risklere Yönelik KKD Kullanımı
  Kesik/Çizik Göze sıvı, cisim sıçraması Kas iskelet sistemi rahatsızlıkları Kayma / Takılma / Düşme   Yüksekten düşme Kimyasala maruziyet Biyolojik Faktörlere Maruziyet Termal Şartlardan Etkilenme   Cilt Rahatsızlıkları   Toz   Gürültü     İlgili KKD
Canlı hayvan geliş 1-2-3-4-7
Padokdan devirme kabinine geçiş 1-3-4-6-7
Kesim 1-3-4-5
İç boşaltma 1-2-3-4
Parçalama 1-2-3-4-5
Paketleme 1-2-3-4-6
Çeyrekleme 2-3-4-6
Donuk et ünitesi 2-3-4-6
Trimleme 3-4-6
Döner sarımı 2-3-6
Döner pişirme 1-2-3-4
Döner kesim 2-3-6
Döner paketleme 2-3-6
Sosis salam vb. üretimi 2-3-6
Fırınlar 2-6
Dondurucular 3-6
İşletme İçi Trafik 3
Kimyasal Depolama Odası 1-3-4
Soğutma(amonyak) 1-3-6-7
Kazan 1-2-3-7
Temizlik çalışması 1-2-3-4
Laboratuar 1-3-5
Referans No Kişisel Koruyucu Donanımlar Listesi
1 Yüz-Göz koruyucuları
2 Kulak Koruyucuları
3 Ayak-Bacak Koruyucuları
4 El-Kol koruyucuları
5 Koruyucu Önlük
6 Termal Şartlara Karşı Koruyucular
7 Solunum Sistemi Koruyucuları

Acil Durumlar ve Acil Durum Planı

İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmeliğe göre acil durumlar; işyerinin tamamında veya bir kısmında meydana gelebilecek yangın, patlama, tehlikeli kimyasal maddelerden kaynaklanan yayılım, doğal afet gibi acil müdahale, mücadele, ilkyardım veya tahliye gerektiren olaylardır. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında yer alan tüm işyerleri; çalışma ortamı, kullanılan maddeler, iş ekipmanı ile çevre şartlarını dikkate alarak meydana gelebilecek ve çalışan ile çalışma çevresini etkileyecek acil durumları önceden değerlendirerek muhtemel acil durumları belirler ve bu durumlarda yapılacak iş ve işlemler dâhil bilgilerin ve uygulamaya yönelik eylemlerin yer aldığı bir Acil Durum Planını hazırlar.
  • Et endüstrisinde faaliyet gösteren işletmelerde acil durum planı hazırlanırken yapılmış risk değerlendirmesinin sonuçları, kırmızı et/kanatlı hayvan işleme tesislerindeki işin nevi, işyerinin konumu, etki alanına giren işletmeler, alarm sistemleri, acil durum ekipmanlarının yeterliliği ve konumları gibi hususlar dikkate alınmalıdır.
  • Acil durum planında muhtemel acil durumlar sıralanmalı (yangın, patlama, güç kesintisi, ilkyardım gerektiren durumlar, deprem, gıda zehirlenmesi, amonyak sızıntısı, sabotaj ), bu durumlara yönelik önleyici ve sınırlandırıcı tedbirler belirlenmelidir.
  • Her acil durum için müdahale ve tahliye yöntemlerini içeren süreç şemaları ve işletmede çeşitli konumlara asılmak üzere tahliye planları hazırlanmalıdır.
  • Acil durum irtibat numaralarına, acil durum ekiplerinin iletişim bilgilerine ve hazırlanan tatbikat formuna planda yer verilmesi olası bir acil durumda iletişimi kolaylaştıracaktır.
  • Acil durum ekipmanlarının tam olarak ve uygun konumlarda bulundurulması ve ekipmanlara ulaşımı engelleyecek nesnelerin konmaması
  • Çalışanların tümüne verilecek acil durum eğitimleriyle ve tatbikatlarla acil durumlar hakkında işyerindeki tüm çalışanların farkındalığı artacaktır.
  Diğer Sayfalar;

Kanatlı Hayvan ve Kırmızı Et Tesislerinde Canlı Hayvan Gelişi ve Kesimi

İleri İşlem Makinelerinden Kaynaklanan Riskler ve Önlemler

Kanatlı Hayvan ve Kırmızı Et Tesislerinde Taşıma – Depolama – Yükleme

Kanatlı Hayvan ve Kırmızı Et Tesislerinde Rendering

Kanatlı Hayvan ve Kırmızı Et Tesislerinde Meslek Hastalıkları

Cevap Bırakın

15 + 4 =

İSG Destek